Hızlı İletişim : 444 1 659 | Tüm psikolojik faaliyetlerin buluştuğu en üst kuruluş!
Manik (Bipolar) Depresif Bozukluk

makale7

Alışkanlık Haline Gelmiş Şeyler Bipolar Bozukluğu Hafifletir

Düzenli uyku alışkanlığı ve günlük rutin, bipolar bozukluk semptomlarınının hafifletilmesine yardımcı olabilir.

Pratik bir yaşam tarzını oluşturan alışkanlıklar, düzenli uyku alışkanlıkları ve günlük rutinler boyunca korunmuş düzenli sirkadiyen ritmi, bipolar bozukluk hastalarına rahatlama sağlayabilir.

Klinik psikolog Dr. Ellen Frank, 175 bipolar bozukluk hastasıyla yapılan bir çalışmada, sadece duygudurum semptomları ve medikasyon odaklı terapi gören hastalarda görülen episodlardan daha uzun süreli yeni manik veya depresif episodlar engellemesi  görüldüğünü tespit etti. Çalışmalar, hastaların günlük rutinlerinde düzen sağlanmasına yönelik davranışsal terapi üzerine kurgulanmıştı.

Çalışmada, bipolar bozuklukta uzmanlaşmış klinik hekimler, tedaviyi haftada bir kez uygulayarak, semptomlarda stabil hafifleme sağlanana kadar tedaviyi sürdürdüler. Hastaların yarısına kişilerarası ve sosyal ritim terapisi uygulandı;  uyku/uyanıklık döngüleri, yemek zamanları ve fiziksel aktiviteleri bir izleme cihazıyla gözlemlendi. Hastaların diğer yarısı ise; bipolar bozukluk, medikasyonlar ve uyku hijyeni konusunda eğitsel seanslara katılabildikleri, yoğun klinik tedaviye tabi tutuldu. Tüm hastalar ayrıca 2,5 yıllık çalışma boyunca ilaç (lityum) tedavisi görmeye devam ettiler.

Dr Frank, kişilerarası ve sosyal ritim terapisinin bipolar bozukluk semptomlarını hafiflettiğini tespit etti.  Bunu sebebi, sirkadyen saate duyarlı hastaların günlük rutinlerini düzenlemesiydi. Bunun yanında, uyku ve rutinde aksamaların mani veya depresyona sebep olduğu da kaydedildi.

Biyolog Dr. Collen McClung, sirkadyen sistem ve bipolar bozukluk arasındaki ilişkiyi ifade ederken, anahtar genlerden yoksun fareler üzerinde yapılan çalışmalarda, manik episoddaki hastalarla aynı şekilde davrandıklarının gözlemlendiğini belirtir. Dr Frank ise, sirkadyen sistemin bipolar ve unipolar bozukluk semptomlarının anlaşılmasında son derece önemli olduğunu söyler.– A.Novotne

Çocuklarda Ve Yetişkinlerde Psikoloji Bilimi ve Bipolar Bozukluk

Pibolar bozukluk tanısı konmuş çocukların sayısındaki artış, beraberinde yeni sorular getirmektedir.

Epidemiyolojik veriler,  yetişkin nüfusun % 4’ünün, yaşamlarının  bir döneminde bipolar I veya II hastalığına sahip olabileceklerini ortaya koymaktadır.  Daha genç kesimde bu hastalığın görülebilme oranı %6’dır. Ve bu oran gittikçe yükselmektedir. Bipolar bozukluk, ölüme ve sakatlığa sebebiyet veren davranışlar içerebildiği için  tehlikelidir.

İlk sorunların görülmesinden ve hastaların doğru tanıya ve tedaviye kavuşmasından sonra  uzun zaman geçer.  3 farklı inceleme sonucu, duygudurum semptomlarıyla, resmi teşhis arasında 11-19 yıllar arası ortalama gecikme tespit edilmiştir. Bipolar bozukluk hastalarının yarısından fazlasında, ilk semptomların görülme döneminin, hastaların 16 yaş ve öncesine denk geldiği belirlenmiştir.

Çocuklara konulan bozuklukların sayısında artma görülmektedir. Gençlerde görülen artma sağlam nedenlere dayanmaktadır. Tanılar doğru konmuş olsa bile, ilaç tedavisinde kullanılan ilaçların uzun süreli etkileri tartışılmaktadır.  Yeterince tanı konmamış veya aşırı tanı konmuş bipolar bozukluk sorunları da, karşılaşılabilen durumlar arasındadır.

Tanı Koyarken Çözümlenmesi Gereken Noktalar

Bipolar bozukluğun genetik olarak görülme ihtimali çok yüksektir ve doğumdan itibaren güncelliğini korur.  Sorun, duygu durum bozukluğunun genetik kaynaklı olduğuna ne kadar erken karar verileceğidir.

Diğer bir mesele; hastalığın  episodik mi veya kronik mi  yoksa “sevinçli, sersem, aptal” veya “asabi, agresif” mi olduğunun ayrımının yapılmasıdır.

Bunun dışında uzmanlar arasında, çocuklarda hangi duygudurumun maniden depresyona geçişi sağladığı tartışılan konular arasındadır.

Yetişkinlerde yaşanılan yılda 4 veya daha fazla episod oranı; erken başlangıç yaşı, madde kullanım oranı, bedenin lityuma cevap verme oranı, eşzamanlı zihinsel sağlık sorunları ve yüksek intihar riski ile ilişkilidir.

Bipoların  sadece yetişkinlerde görülebileceği tanısı üzerine yapılan tartışmalar ve medyanın ilgisi bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor, çünkü çok sayıda çocuk, bipolar bozukluktan mustarip.

Psikolojinin Bilimsel Katkısı

Pek çok açıdan psikolojinin bipolar bozukluğa çok büyük katkılarının olacağı aşikârdır.

Araştırmacıların konuya fazla şüpheci yaklaşması ve verinin düşünce şekillerini etkilemesine izin vermeleri, araştırma sürecinde çok yardımcı olmuyor. Deneyselci yaklaşım, çekişmeli alanlarda gelişmeyi hızlandırabilir.

Psikoloji, aynı risk faktörünün çok farklı sonuçlar doğurabildiğini veya benzer sonuçların çok farklı faktörlerden kaynaklanabileceğini öngörür. Çocukluk döneminde görülen bipolar bozukluk, yetişkinlikte görülen bipolar bozukluktan farklıdır ve algılanma ihtimali yüksektir. Çocukluk döneminde bipolar bozukluk, farklı nedenlere bağlı gelişebilir ve farklı yönde ilerleyebilir. Mizaç ve çevresel faktörlerin etkileşimi, pediatrik bipolar bozukluğu tanımlayabilir. Psikoloji ortak ilgi alanlarının ve gelişimsel sürekliliğin tanımlanması için, gelişime yönelik bakış açıları geliştirilebilir.

Gelişmiş Değerlendirme:  Ebeveynler, öğretmenler, klinisyenler ve gençleri etkileyen  faktörlerin itinalı psikometrik incelemeleri; psikolojik değerlendirme için özellikle önemlidir. Araştırmalarda tedaviye cevap verme oranı incelenmiştir ve farklı anket sonuçları  kıyaslanmıştır. Bipolar bozukluk, şizofreni veya davranış bozukluğuyla karıştırılıp, yanlış tanı konulabilen bir hastalık olduğu için; psikoloji, bu yanlış tanılarda payı olan faktörleri ayrı tutmaya başlamıştır. Günümüzde bilim dünyası, aşırı tanı konmasını engellemek ve erken teşhis oranlarının düşürülmesi amacıyla psikolojiden, gelişmiş değerlendirme konusunda destek almaktadır.

Bipolar bozukluğun tedavisi yoktur. En iyi ilaç tedavisinin bir takım nedenlerden ötürü etkinliği düşüktür. Örneğin; ilaç tedavisi tek başına yetersiz kalmaktadır ve başa çıkabilmek için bir takım becerilerin de geliştirilmesi gerekmektedir. Bunun yanında psikoeğitim ile psikoterapi; ilişkilerin iyileştirilmesi için olumlu becerilerin geliştirmesinde,  akademik ve mesleki başarı kazanımında, sorunlarla başa çıkabilmekte ve hayat kalitesinin yükseltilmesinde önemlidir.

Bipolar bozukluk kronik bir hastalıktır. Hayat boyu dikkatli olmayı ve korunmayı gerektirir.

Diyabet gibi kronik hastalıkların tedavisi için geliştirilen araçlar; uyku, sosyal aktiviteler ve diyet gibi alışkanlıkları takip etmeyi öğrenen aileler için özellikle faydalı olacaktır. Bu şekilde hastalık kontrol altına alınabilecek ve istenilen sonuçlara ulaşmak kolaylaşacaktır.

 

Kaynaklar

Bhatnagar, K., Youngstrom, E. A., Flowers, A., Calabrese, J. R., & Findling, R. L. (under review). The effects of ethnicity on diagnostic rates of bipolar spectrum disorder and manic symptom expression in youth ages 5-17 years

Blader, J. C., & Carlson, G. (2006, April). BPD diagnosis among child and adolescent U.S. psychiatric inpatients, 1996-2003. Paper presented at the NIMH Pediatric Bipolar Disorder Conference, Chicago.

Calabrese, J. R., Shelton, M. D., Rapport, D. J., Kujawa, M., Kimmel, S. E., & Caban, S. (2001). Current research on rapid cycling bipolar disorder and its treatment. Journal of Affective Disorders, 67, 241-255.

Danielson, C. K., Feeny, N. C., Findling, R. L., & Youngstrom, E. A. (2004). Psychosocial Treatment of Bipolar Disorders in Adolescents: A Proposed Cognitive-Behavioral Intervention. Cognitive & Behavioral Practice, 11, 283-297.

Fristad, M. A., Goldberg-Arnold, J. S., & Gavazzi, S. M. (2002). Multifamily psychoeducation groups (MFPG) for families of children with bipolar disorder. Bipolar Disorders, 4, 254-262.

Geller, B., & Luby, J. (1997). Child and adolescent bipolar disorder: A review of the past 10 years. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry, 36, 1168-1176.

Hirschfeld, R. M., Lewis, L., & Vornik, L. A. (2003). Perceptions and impact of bipolar disorder: how far have we really come? Results of the national depressive and manic-depressive association 2000 survey of individuals with bipolar disorder. Journal of Clinical Psychiatry, 64, 161-174.

Judd, L. L., & Akiskal, H. S. (2003). The prevalence and disability of bipolar spectrum disorders in the US population: re-analysis of the ECA database taking into account subthreshold cases. Journal of Affective Disorders, 73, 123-131.

Kessler, R. C., Berglund, P., Demler, O., Jin, R., & Walters, E. E. (2005). Lifetime Prevalence and Age-of-Onset Distributions of DSM-IV Disorders in the National Comorbidity Survey Replication. Archives of General Psychiatry, 62, 593-602.

Lewinsohn, P. M., Seeley, J. R., & Klein, D. N. (2003). Bipolar disorder in adolescents: Epidemiology and suicidal behavior. In B. Geller & M. P. DelBello (Eds.), Bipolar disorder in childhood and early adolescence (pp. 7-24). New York: Guilford.

Lish, J. D., Dime-Meenan, S., Whybrow, P. C., Price, R. A., & Hirschfeld, R. M. (1994). The National Depressive and Manic-Depressive Association (DMDA) survey of bipolar members. Journal of Affective Disorders, 31, 281-294.

Lopez, A. D., Mathers, C. D., Ezzati, M., Jamison, D. T., & Murray, C. J. (2006). Global and regional burden of disease and risk factors, 2001: systematic analysis of population health data. Lancet, 367, 1747-1757.

Miklowitz, D. J. (2004). The role of family systems in severe and recurrent psychiatric disorders: a developmental psychopathology view. Development and Psychopathology, 16, 667-688.

Naylor, M. W., Anderson, T. R., Kruesi, M. J., & Stoewe, M. (2002, October). Pharmacoepidemiology of bipolar disorder in abused and neglected state wards. Paper presented at the Poster presented at the National Meeting of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry, San Francisco.

 

Tsuchiya, K. J., Byrne, M., & Mortensen, P. B. (2003). Risk factors in relation to an emergence of bipolar disorder: A systematic review. Bipolar Disorders, 5, 231-242.

Youngstrom, E. A., Findling, R. L., Calabrese, J. R., Gracious, B. L., Demeter, C., DelPorto Bedoya, D., et al. (2004). Comparing the diagnostic accuracy of six potential screening instruments for bipolar disorder in youths aged 5 to 17 years. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry, 43, 847-858.

Youngstrom, E. A., Findling, R. L., Youngstrom, J. K., & Calabrese, J. R. (2005). Toward an evidence-based assessment of pediatric bipolar disorder. Journal of Clinical Child and Adolescent Psychology, 34, 433-448.

Youngstrom, E. A., Meyers, O. I., Demeter, C., Kogos Youngstrom, J., Morello, L., Piiparinen, R., et al. (2005). Comparing diagnostic checklists for pediatric bipolar disorder in academic and community mental health settings. Bipolar Disorders, 7, 507-517.

Youngstrom, E. A., Youngstrom, J. K., & Starr, M. (2005). Bipolar Diagnoses in Community Mental Health: Achenbach CBCL Profiles and Patterns of Comorbidity. Biological Psychiatry, 58, 569-575.

 

Editör : Hande Balıkcıoğlu

0 Likes
3053 Views

You may also like

Comments are closed.