Hızlı İletişim : 444 1 659 | Tüm psikolojik faaliyetlerin buluştuğu en üst kuruluş!
Panik Bozukluk

makale6

Panik bozukluk, her 75 kişide bir rastlanabilen ciddi bir durumdur. Gençlerde ve erken  yetişkinlikte görülme riski daha yüksektir.  Gerçek nedeni net olmamakla birlikte; mezuniyet, evlilik veya ilk çocuğun doğumu gibi, hayatın stresli dönemleriyle bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte genetik eğilimin varlığı kanıtlanmıştır. Ailenizde panik bozukluğa sahip bireylerin olması, sizin de panik bozukluk hastası olma ihtimalinizi güçlendirir, özellikle de stresli dönemlerinizde.

Panik Atak

Panik atak,  uyarı ve belirli bir nedeni olmaksızın,  ani ve yoğun bir korku kabarmasıdır. Çoğu insan tarafından deneyimlenen aşırı stresten daha yoğun yaşanır.

Kalp atışında hızlanma ve buna bağlı solunum sorunları, yeterince hava alamıyormuşsunuz hissi, sersemlik, bulantı, titreme, bayılma, terleme, göğüs sıkışması, çıldıracağını ve öleceği korkusu yaşamak, el ve ayak parmaklarında uyuşma görülen semptomlar arasındadır.

Kendimizi tehlike altında hissettiğimizde ortaya çıkan tepkilere benzemekle birlikte, panik atak sırasında deneyimlenenlerin bir kaynağı yoktur. Zararsız durumlarda, hatta uykudayken bile görülebilirler.

Bu belirtilere ek olarak panik atağı, alttaki koşullardan fark edebilirsiniz; aniden, uyarı olmaksızın meydana gelir ve durdurmak mümkün değildir. Şiddet düzeyi, mevcut durumdan bağımsızdır. Birkaç dakika kadar sürer. Mücadele veya kaçış tepkisini, beden daha fazla sürdüremez. Yine de ataklar saatlerce tekrarlanabilir.

Panik atak tehlikeli değildir. Ama kontrolden çıktığı ve çıldırtıcı olduğu için korkutucu olabilir. Panik bozukluk, panik atak onunla ilişkilendirildiği için korkutucudur. Ayrıca fobiler, depresyon, madde kullanımı, tıbbi komplikasyonlar hatta intihar gibi diğer semptomlar yüzünden de tehlikeli görülür.  Etkileri; ılımlı kelimeler veya sosyal bozulmalardan, dış dünyayla hiçbir şekilde yüzleşememeye kadar farklı şekillerde kendini gösterebilir.

Aslında panik bozuklukta oluşan fobiler, gerçek olaylardan veya objelerden kaynaklanmaz, atağın tekrarlanması korkusundan kaynaklanır.  Bu gibi vakalarda insanlar, başka bir atağı tetikleyebileceği korkusuyla, belirli objelerden veya durumlardan kaçınacaktır.

 

Doğru Hastalık Teşhisi

Panik bozukluk tanısı koymak sertifikalı terapistlerin işiyse de  yine de  fark edebileceğiniz semptomları vardır. İnsanların doğru teşhis konmadan önce 10’dan fazla doktora görünebildiklerini ortaya koyan araştırmalar vardır. Ayrıca belirtmeliyiz ki, başvuran hastaların sadece ¼’ü doğru tedaviye kavuşabilmiştir. Semptomların ne olduğunu bilmek ve doğru destek aldığından emin olmak bu nedenle önemlidir.

Panik atak yaşayan çok fazla insan var. Bir veya daha fazla panik atak geçirdiyseniz, endişelenecek bir durum söz konusu değil.  Panik bozukluğun anahtar semptomu, yeni bir atak yaşama korkusudur. Panik atak geçirdiyseniz, tekrarlayan (4 veya daha fazla) panik atak sorununuz varsa ve sürekli yeni atak geçirme korkusu yaşıyorsanız, panik veya anksiyete bozukluğu  uzmanına görünme zamanınız gelmiştir.

 

Panik Bozukluk Hastalığının Kaynakları

 

Bedensel kaynaklar: Anksiyete bozukluğunda genetik eğilim söz konusu olabilir. Bazı hastaların, ailelerinde panik bozukluk veya  depresyon gibi duygulanımsal bozukluk olduğunu kaydettikleri bilinmektedir.  İkizler üzerinde yapılan çalışmalar da genetik kalıtımı onaylamıştır.

Panik bozukluk,  biyolojik bir bozukluk kaynaklı da olabilir. Ayrıca tüm etnik gruplar panik bozukluk eğilimi taşır. Kadınların da, bilinmeyen nedenlerle, bu bozukluğa sahip olma potansiyelinin erkeklerin iki katı olduğu açıklandı.

Zihinsel Kaynaklar: Stresli yaşamlar, panik bozukluğu tetiklemektedir.  Bazı araştırmalar, hayatta stres yaratan faktörleri termostata benzetir; stres direncinizi kırdıkça, altta yatan fiziksel eğilim etkisini gösterir ve atağı tetikler.

Bedensel ve zihinsel kaynaklar: Fiziksel ve psikolojik sebepler birlikte devreye girebilir. İlk  atakların birden bire oluşmasına karşın, hasta fiziksel semptomları oluşturan etkenleri bir araya getirebilir. Örneğin; panik bozukluk hastası kahve, egzersiz ve belirli bir ilacı birlikte alarak kalp atışında hızlanmaya sebep olduysa bu, atak semptomu olarak algılanabilir. Ve anksiyeteleri atağa sebebiyet verebilir.

Diğer taraftan egzersizle birlikte tüketilen belirli ilaçların ve kahvenin panik atağa yol açtığı doğrudur. Panik hastası için en çok hayal kırıklığı yaratan unsurlardan biri; atakları tetikleyen farklı faktörlerin, birbirinden nasıl uzak tutulmaları gerektiğini bilmemeleridir. Bu nedenle, panik hastaları için terapinin; hem fiziksel, hem psikolojik, hem de fizyolojik olarak müdahale etmeyi öngörüyor olması en doğru tercihtir.

Panik bozukluk, son derece etkin terapi yöntemleriyle tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Tedavi sürecini başarıyla tamamlayan hastalar, bu durumlarını koruyabilmektedirler.  Bir kez tedavi edildiklerinde, panik bozukluk artık sorun teşkil etmeyecektir.

 

Panik Bozukluğa Eşlik Eden Diğer Hastalıklar

Tedavi olmaksızın, panik bozukluk çok ciddi sorunlar doğuracaktır. Fobilere neden olması en büyük tehlikelerinden biridir. Bunun nedeni, panik atak geçirdiğinizde içinde bulunduğunuz duruma benzer durumların, hastalığı tetikleyeceğine ve tekrar atak geçirmenize neden olacağı korkusudur.

Panik bozukluk hastası çoğu insan, panik ataklarına ilişkin, durumsal kaçınma davranışı sergilerler. Örneğin; araba kullanırken atak geçirdiğinizde, araba kullanmaya karşı bir fobi geliştirebilirsiniz. En kötü senaryoda insanlar, agorafobi (açık alanda bulunma korkusu) ya da; içeride kaldıkları sürece, panik ataklarını tetikleyecek faktörlerden korunduklarına dair inanç geliştirebiliyorlar.

Yeni bir atak geçirme korkusu, yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren bir durumdur. Fobi geliştirme durumu yaşanmamış olsa bile, tedavi edilmeyen panik bozukluk yine aynı etkiyi yaratacaktır. Son zamanda yapılan araştırmalar göstermektedir ki; panik bozukluk hastalarında alkol ve madde kullanımı, intihara teşebbüs etme, hastane acil odalarında daha fazla zaman geçirip;  hobi, spor ve diğer tatmin edici uğraşlara daha az zaman ayırma veya ayırmama, maddi, fiziksel ve duygusal anlamda diğerlerine bağımlılık gibi alışkanlıkların görülme riski ve sağlık sorunlarında artış çok yüksektir.

Panik bozukluğun ekonomik etkileri de olacaktır. Örneğin bir araştırma; panik bozukluk hastası bir kadının;  yılda 40,000 TL kazandığı işini bırakıp, eve daha yakın olduğu gerekçesiyle,  yılda 14,000 TL kazanabileceği diğer bir işe başladığı örneğini sunar. İşlerini tamamen kaybeden, kamu veya aile desteğiyle hayatlarına devam etmek durumunda kalan hastalar da vardır.

Bunların olmasına gerek yoktur. Panik bozukluk, başarılı bir şekilde tedavi edilebilen bir hastalıktır ve hastalar dolu dolu tatmin edici bir hayat sürebilirler.

Panik Bozukluğun Tedavisi

Çoğu uzman, bilişsel ve davranışsal terapilerden oluşan bir  kombinasyonun, panik bozukluk tedavisi için en iyi çözüm olduğunu onaylar. Bazı durumlarda medikasyon da uygun olacaktır.

Terapinin ilk bölümü, büyük ölçüde bilgilendiricidir. Hastalar panik bozukluğun gerçek anlamda ne olduğu ve bu hastalıktan muzdarip kaç hasta bulunduğu gibi konularda bilgilendirilirler. Panik bozukluk hastaları sıklıkla, hastalıklarının delirmelerine veya kalp krizi riskini arttırdığına inanır. Bilişsel yeniden yapılanma ile düşünme şeklinin değiştirilmesi amaçlanır ve bu gibi yanlış bilgiler,  gerçek ve olumlu bilgilerle değiştirilir.

Bilişsel terapi, atağı tetikleyebilecek unsurların tanımlanmasını içerir. Tetikleyici; bir fikir, durum veya kalp ritminde değişiklik gibi hemen göze çarpmayan bir şey olabilir.  Hasta, tetikleyicinin ataktan ayrı ve bağımsız olduğunu kavradıkça, tetikleyici atak üzerindeki gücünü kaybetmeye başlar.

Davranışsal terapi, içsel duyumlarla yüzleşmeyi içerebilir. Fobilerin tedavisinde kullanılan sistematik duyarsızlaştırmaya benzer, ancak panik atak sırasında deneyimlenen gerçek fiziksel duyular baz alınır.

Panik bozukluk hastaları, fobi geliştirdikleri objenin kendisinden çok, yeni atak geçirmekten korkarlar. Örneğin; uçma korkusu uçağın düşmesiyle değil, uçakta yani yardım alamayacakları bir yerde panik geçirme tehlikesiyle ilişkilidir.

İçsel duyumlarla yüzleşme; kontrollü bir oturumda, hastanın atağın semptomlarıyla  (kalp ritimlerinin artması, ani ateş basması, terleme..vs.) başa çıkabilmesini sağlayacaktır. Davranış terapisi, panik atağa ilişkin, durumsal kaçınma ile başa çıkabilmek için kullanılır.

Diğer bir etkin tedavi yöntemi ise, gerçek yaşamda alıştırma yöntemidir. Bu yöntem; başa çıkılamayan korkunç durumun, en zor kısmıyla yüzleşebilme sağlanana kadar, aşama aşama yüzleşmeyi öngörür.

Nefes alma ve olumlu imgelem tekniklerini kapsayan gevşeme teknikleri de faydalı olacaktır. Uzmanlar panik bozukluk hastalarının soluk alma oranlarının yüksek olduğunu belirlemişlerdir. Soluklarını yavaşlatabilen biri, panik atakla mücadele edebilir ve gelecek ataklardan korunabilir.

Bazı durumlarda, ilaç tedavisi gerekebilir. Anti-anksiyete ilaçları ve antidepresanlar,  hatta duruma göre düzensiz kalp atışlarını kontrol altına almada kullanılan kalp ilaçları reçetelendirilebilir.

Son olarak; panik bozukluk hastalarından oluşan bir destek grubundan yardım almak, bazı hastaların tedavisinde kullanılan yöntemlerdendir.  Terapinin yerini almasa da, tamamlayıcı olabilir.

Panik bozukluk hastasıysanız, bu terapilerin faydası olacaktır. Ancak tek başınıza uygulayabileceğiniz teknikler değildirler. Yukarıda adı geçen tekniklerin belirlenmesi ve reçetelendirilmesi, bir psikolog veya psikiyatrist kontrolünde gerçekleştirilmelidir.

Tedavi Süresi

Tedavinin başarısı büyük oranda hastanın, belirlenen tedavi planına gönüllü katılımına bağlıdır.  Bu, çoğu zaman karmaşık bir süreçtir ve bir gecede başarı beklenemez. Vazgeçilmediği takdirde, 10-20 hafta içinde farkı anlaşılır. Plana uymaya devam edildiğinde ise, 1 yıl içinde muazzam bir gelişme kaydetmek mümkündür.

Bu hastalığa sahipseniz, panik bozukluk veya anksiyete konusunda uzman bir psikologdan veya diğer akıl sağlığı uzmanlarından yardım almanız gerekiyor.  Uzmanlık alanı bu hastalık olan kliniklerden de yardım alabilirsiniz.

Bir terapistle görüştüğünüzde, panik bozukluk hastası olduğunuzdan şüphelendiğinizi özellikle belirtin, ayrıca uzmanın bu hastalığın tedavisindeki deneyimi hakkında bilgi edinmek de önemlidir.

Diğer duyusal bozukluklara benzer şekilde, panik bozukluk hastalığı için de, tanı koyup kendi kendinizi iyileştirmek diye bir şeyden söz edilemez. Deneyimli bir klinik psikolog veya psikiyatrist;  hastalığın  tanısını koymak,  tedavi sürecini belirlemek ve takip etmek için en kalifiye kişidir.

Bu yazımız panik bozukluk hastalığına dair temel sorularınıza yönelik olarak hazırlanmış ve yayınlanmıştır. Kalifiye bir akıl sağlığı uzmanı, çok daha detaylı bilgi temin edebilecektir.

Panik bozukluk, tedavisi olan bir hastalıktır, hayat kalitenizi düşürmesine izin vermeniz gerekmiyor!

 

Editör : Hande Balıkcıoğlu

0 Likes
2034 Views

You may also like

Comments are closed.